Bu konuyu çoğu kişi işin uzmanlarına sormuşlar, aldıkları yanıtlar kısaca şöyle olmuş: Uzmanlar, yapay zekânın yararlı mı yoksa zararlı mı olduğu sorusuna tek bir yanıt vermiyorlar; teknolojinin nasıl denetlendiğine ve yönlendirildiğine bağlı olarak, çift yönlü büyük etkiler barındırdığını vurguluyorlar…
--Yararları, Zararları, Riskleri ve İş Verimliliği: Rutin işleri otomatikleştirerek, zamandan tasarruf sağlar...
--İşsizlik Tehdidi: Otomasyon nedeniyle bazı meslek gruplarında istihdam kaybına yol açabilir…
--Sağlık ve Bilim: Erken teşhis, hızlı veri analizi ve ilaç geliştirme süreçlerini hızlandırır…
--Bilişsel Tembellik: Araştırmalar, araçlara aşırı güvenin ve metin yazdırmanın beyin aktivitesini ve eleştirel düşünceyi azalttığını gösteriyor…
--Hayatın Kolaylaşması: Dijital asistanlar ve akıllı sistemlerle bilgiye hızlı erişim sunar...
--Güvenlik ve Gizlilik: Veri sızıntıları, ‘deepfake manipülasyonları’ ve sahte bilgi yayma riski taşır…
--Eğitimde Destek: Kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimleri yaratır…
--Kontrolden Çıkma Riski: Uzmanlar, denetimsiz yapay zekânın gelecekte otonom silahlar veya varoluşsal riskler doğurabileceği konusunda uyarıyor…
Artık insanoğlu oturup, bu ‘Yapay Zekâ’ denilen “SUNÎ GELİŞİMİN” üzerinde çok ciddi şekilde düşünmelidirler? Neden?.. Dünyada kime sonsanız; “Yapay Zekâ ürünü sebze-meyve mi tüketmek istersiniz, yoksa ‘Doğal Gıdalar’ tüketmeyi mi tercih edersiniz?” deseniz, size hemen –daha pahalı da olsa- ‘doğal gıdaları’ tercih ettiklerini söyleyeceklerdir!.. Zati ‘DOĞA’da doğal olarak yetişip de, zamanı gelince doğal olarak toprak altına gidecek canlılardan, başka türlü davranmaları beklenemez ki !..
Bir de şunu soralım: Bu yapay zekâ ile üretilen bize yardımcı cihaz, robot ve makineleri kim yaratmıştır? Biz insanların ‘Zekâsı’ değil mi? Bunların bizden daha akıllı olmaları beklenebilir mi? Bunların tamamının nihaî kontrolü ve düğmeleri, sonuç olarak bizim elimizde değil mi? O zaman, bunları gözümüzde büyütüp de, her işimizi bunlarla görmeye kalkışmamalıyız!..
Bakınız, biz insanoğlundaki bu hırs, bu iştah ve bu gözü doymazlık olduğu sürece, sonuçta bunun da cılkını çıkarmayı becereceğiz, göreceksiniz!.. İşte size birkaç örnek: ‘Dinamit’i ilk kim bulmuştu? İsveçli kimyager Alfred NOBEL bulmuştu değil mi? Niçin bulmuştu? Maden aramada ve yolların yapımında insanlığa yardımı olsun diye bulmuştu değil mi? Peki biz bu harika buluşu nerede kullanmaya başladık? Savaşlarda ‘birbirimizi daha çok öldürmek için’ kullandık değil mi?
Ya ‘Barut’u bulan ÇİN’liler, bu maddeyi sadece Saray Eğlencelerinde kullanıyorlardı değil mi? Bizim Türkler ne yaptılar? Bu buluşun yıkıcı gücünü keşfedip, ilk önce Çinlilerin saray duvarlarını yıkmak için, ‘Patlayıcı’ olarak kullandılar ve onları yendiler değil mi?
Evet; bugünlerde çok tartışılmaya başlanan ‘Yapay Zekâya’ kendimizi çok fazla kaptırmayalım, bu sunî icat da gün gelir, biz insanların sonunu getirmede de kullanılabilir, hiç bu işe tereddüt bile etmeyiniz…