---Ülkemizdeki “2018 Yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması” sonuçlarını devletin resmi kuruluşu TÜİK açıkladı: 2017 yılında aynı araştırmada mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı % 58 iken, 2018 yılında bu oran birden % 53’e düşmüş… Kişisel fikrimi sorarsanız eğer; bizler dünyanın en güzel coğrafyasında, bu coğrafyanın en güzel bölgesinde yaşamamıza rağmen, ben ülkemizde bu oranda mutlu insan kaldığına da inanmıyorum!..
Araştırmanın ilginç bir sonucu şu olmuş: “Eğitimli olanların mutluluk oranları % 53, eğitimsizler ise % 59 oranında daha mutlu… Evli olanlar (genelde karı-koca çalışanlar), evli olmayanlara göre daha yüksek oranda mutlular… Kadınların % 57’si, erkeklerin ise % 49’unun mutlu oldukları ortaya çıkmış… İnsanlarımızdaki en mutlu kesim ise, 65 yaşında olanlarmış…” Yahu, ben 65 yaşına geldikten sonra mutlu olsam ne olur, olmasam kaç yazar!? Gençlik yıllarım yokluk-kıtlık-işsizlik-tanzim satış kuyruğunda geçmişse, emeklilik sonrası mutluluğu mezarıma mı taşıyacağım ben, ha!?
---CHP İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu çıkıp; “Ben İstanbul’da 5 yıl içinde 150 bin kişiyi iş sahibi yapacağım!” demesi üzerine, AKP İstanbul adayı Binali Yıldırım önce bu açıklamaya gülüp; “Belediler İş Bulma Kurumu değildir!” demişti. Sonra da bu görüş onun da iştahını kabartmış olmalı ki; “Ben de İstanbul’da 500 Bin kişiye iş bulacağım!” dedi, iyi mi?
Sayın Binali Bey bu ülkenin Bakanı, Başkanı, Meclis Başkanı olmadı mı? Madem bu işleri biliyordunuz da, bu ülkedeki bu korkunç işsizlik niye? Bu ülkeyi 17 yıldır siz yönetiyordunuz değil mi efendim? Bırakın 500 Bin kişiye iş bulmayı da, şu İstanbul’da kestiğiniz ağaçların yerine sadece 500 Bin ağaç dikiniz, vallahi size verilen oyları helâl edeceğiz!..
---Muğla’da 22 Şubat günü konuşan sayın Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı; “Değerli kardeşlerim, CHP’ye verilen her oy HDP’ye ve Kandil’deki PKK’ya gider” dedi… Buna benzer sözleri Ankara’da, İstanbul’da, Manisa ve Afyon’da da söyledi…
Ama Muğlalılar başka yerlere benzemez… Hemen birbirlerine sormaya başladılar: “HDP yasal bir parti olarak Meclis’te mi? Resmi Meclis Komisyonlarına üye veriyor mu? Oturumlara katılıp, Meclis Başkan Yardımcısı olarak oturumları yönetiyorlar mı? Evet, bunların hepsini yapıyorlar!.. Öyleyse, sayın Cumhurbaşkanı neden bunları ‘Yasa Dışı’ ilân ediyor? Bu bir Anayasal hak ihlâli değil mi? Eğer HDP terörist bir parti ise, iktidarda olan AKP ve yandaşı MHP bu partiyi niye kapattırmıyorlar!? Eğer yasal olarak kapatamıyorlarsa, bu partiyi sürekli meydanlarda niye suçluyorlar, bu da suç değil mi!?” demeye başladılar… Dedim ya; Muğla başka yere pek benzemez, sorarlar!? Peki, bunlara bir yanıtınız var mı?
---Çevre Bakanı sayın Murat Kurum açıkladı: “81 İlimizde yapılan tarama sonucu tespit edilen ‘depreme dayanaksız’ bina sayısı 185.161 tane” dedi… Marmara depremi üzerinden tam 20 yıl geçti… Sayın Bakanın partisi de 17 yıldır iktidarda olduğu halde, bugüne kadar bu işler niye yapılmamıştır? Geçen hafta Çanakkale-Ayvacık depremi olmasa, bunları yine hatırlamayacaktık değil mi? Ya İstanbul’daki 450 tane olan ‘Deprem Toplanma Alanları’ nereye gitti? Şimdilerde bunların sadece 87 tanesi kalmış… 25 yıldır İstanbul’u hangi partili Belediye Başkanları yönetiyorlardı!? Çok yaklaştığı söylenen İstanbul depreminde millet, oralara dikilen AVM’lerin cam duvarları dibinde mi akıbetlerini bekleyecekler efendiler!?
İşte bu soruların yanıtlarını bekliyoruz!.. Umarız, sandığa giden halkımız da, aklında bu yanıtı verilemeyen sorularla sandıklara giderler…