Yüce Meclis’te dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili, bütün partilerin katılımıyla bir “Meclis Komisyonu” kurulmuştu… 29 Nisan 2016 Cuma günü bu komisyon toplandı…
Ancak, HDP’li vekillerin sözlü sataşmasına, AKP vekillerinin tekmeli-tokatlı-yumruklu karşılık vermeleriyle ortalık karıştı… Boks, karate, judo, kigboks, Anadolu Şamarı karışımlı kavgada; bazı milletvekilleri ayakta tedavi edilip, komisyon odasından taburcu edilirken, bazı vekillerimiz hastanede tedavi altına alındılar, toplantıyı da 02 Mayıs 2016 Pazartesi gününe ertelediler…
O gün komisyon yine toplandı… Toplantı öncesinde bütün parti sözcüleri; “Cuma günkü görüntü Meclis üyelerine yakışmadı, bugünkü toplantı sakin (sakın bunu benim adımla karıştırmayınız, bu sadece bir isim benzerliğidir) bir şekilde yapılacak, herkes birbirine saygılı davranacak, milletimize söz veriyoruz” dediler, iyi mi?
Komisyon toplandı… Herkes birbirini selâmladı… Sayın Adalet Bakanı çıkıp; “Geçen günkü toplantıda kavgayı biz başlatmamıştık… HDP’li arkadaşlar…” der demez; HDP’liler savunmaya geçip; “Yalan söylüyorsunuz, siz başlattınız!..” dediler…
Bir AKP’li komisyon üyesi masa üzerine zıplayıp, karşı masada ayağa kalkan bir HDP vekilin üzerine uçtu… Koltukla beraber yere yuvarlandılar… Hızla ayağa kalktıklarında, HDP’li vekilin elinde bir gömlek yakası, AKP vekilinin elinde de, ip gibi uzamış bir HDP vekilinin mavi kravatı vardı… AKP vekili kravatı bırakıp, ona kafa attı, bir başka HDP vekili arkadan yaklaşıp, Komisyon Başkanı önünden kaptığı ayaklı mikrofonu, AKP vekilinin kafasına indirdi…
Ortalık birden karıştı… Kimisi efendi gibi sadece boks yapıyor, yumruklarını konuşturuyor; kimisi kig-boks yapıp hem yumruk atıyor, hem de tekme atıyordu… Kalabalık arasında yumruk ve tokat atamayan bazı vekiller, kollarını kaldırıp, yakın dövüş kurallarına uyarak, sadece dirsek atıyorlardı… Hani, Allah için kavganın hakkını verip, hepsi de çok iyi vuruşuyorlardı… Hepsi de milletine ne güzel örnek oluyorlardı öyle? Zati bendeniz de, sırf bu yüzden vekillerimin en dövüşken olanını severim ya !..
Ben her iki toplantı savaşlarını da baştan sona izlediğim için, burada gördüğüm bazı eksiklikleri yüksek müsaadenizle belirtmek istiyorum:
--Efendim, burada kavga olacağı baştan belliyken, sayın Meclis Başkanı “Laiklikle” filân uğraşacağına, bu toplantının yapılacağı yeri, bir “Boks Ringi” biçiminde niye hazırlatmaz ki!? --Rakibini nakavt edenleri, birer kupa ile neden ödüllendirmez ki!? –Yıllardır şampiyonluk yüzü göremediğimiz dövüş sporları antrenörlerini buraya davet edip de, bu sayın vekillerimizden taktik almalarını niye sağlamaz ki!?
–Hani bu komisyonun orta hakemi ve doktoru nerede? Kavgaya karışanların, dövüşe devam edip-edemeyeceklerine kim karar verecek ki!?
Böyle komisyon olursa, sonucu da tabii ki böyle olur!.. Sonuçta da koca bir “sıfır” elde edersiniz!.. Sonra telefonla yüksekten birileri sizi arar; “Komisyondakileri sıfırladınız mı beyefendi?” diye soruverir tabii…
Ama ne olursa olsun; komisyon üyeleri öyle güzel dövüşüyorlardı ki, dünya kadar adrenalin hastası insanın orada olmak istediklerinden adım gibi eminim!..
Sakin KOŞAR…