Okula müfettiş geldi. Müfettiş, öğrencilere sorular soruyor, onların bilgi düzeyini ölçüyordu. Demokrat Parti'nin iktidar yıllarıydı. O sırada çocuğun biri derse geç kalmıştı. Çocuk mahcup ve çekingen bir tavırla başı öne eğik, içeri girdi.
Öğretmen, “Niye geç kaldın evladım?” diye sordu.
Çocuk, “Öğretmenim kedimiz doğdu.”
“Eeee doğduysa n'olcek” diye sordu öğretmen.
“Kedi yavrusu, kıpkırmızı demokrat” dedi, çocuk.
Öğretmen, “Aferin oğlum, geç yerine otur” dedi.
Öğretmen, öğrencisinin bu cevabından memnun kalmıştı. Müfettişin yanında, öğretmen çok sevindi bu cevaba. Öğretmen, Demokrat Parti hükümetinin faydalarını anlatmaya devam etti sınıfta. Öğretmen anlattıkça coşuyor, coştukça anlatıyordu... Dersine iyi çalışmıştı öğretmen. Demokrat Parti için kullanabileceği ne kadar iyi söz varsa, hepsini arka arkaya sıralıyordu. Toplumda kutuplaşma yaratan, hukuk tanımayan, basını karşısına almış, üniversite hocalarına meydan okuyan, kendisinden olmayanlara baskı uygulayan hükümet gitmiş; yerine melek yüzlü gibi bir iktidar gelmişti.
Müfettiş, “Bizim öğretmen de ne hızlı şeymiş böyle” diye geçiriyordu içinden. Çok hızlı çıkmıştı öğretmen. Müfettiş, öğretmeni dinledikçe, onun söyledikleri hoşuna gidiyordu. Hızını alamayan, anlattıkça coşan öğretmenin bazı söyledikleri karşısında müfettiş, “bunları ben bile bilmiyorum, bizim öğretmen epey bilgili bu konularda. Aferin öğretmen” diye geçiriyordu içinden. Müfettişin okul teftişi, böyle iktidar partisinin övgüleriyle geçmişti.
Müfettiş, teftişten sonra, okuldan ayrıldı. Müfettiş gitmeden önce, öğretmene, “Aferin öğretmen, çocuklara Demokrat'ı iyi belletmişsin, sen ara sıra bu konuyu işle” dedi.
Müfettişin takdirini aldığı için öğretmen çok mutlu olmuştu…
Aradan epey zaman geçtikten sonra, aynı müfettiş tekrar geldi. Derste gene, 'Demokrat' anlatılıyor, Demokrat'a övgüler düzülüyordu. Öğretmen, o geç kalan çocuğa, “Ahmet kalk baken oğlum” dedi. Çocuk kalktı.
Öğretmen, “Geçenlerde ne olduydu oğlum?”
Çocuk, “Kedimiz doğduydu öğretmenim.”
Öğretmen: “Şimdi kediniz nasıl?”
Çocuk: “Halkçı oldu, öğretmenim”
Öğretmen, “O gün demokrat'tı ya!”
Çocuk, “Öğretmenim doğarken gözleri kapalıydı. Daha sonra gözleri açılınca, Halkçı oldu.”
Öğretmen, “Oğlum Ahmet, bi yanlışlık olmasın. Kedi gene Demokrattır belki. Bu insan değil ki gözünü açınca parti değiştirsin. Sen bi daha düşün baken. Sizin kedi belki hâlâ Demokrattır.”
Çocuk, “Hayır öğretmenim. Bizim kedi o zaman dünyaya gözleri kapalı gelmişti. Hayatı tanımıyordu. Gözleri açıldığında, birden Halkçı olvedi.”
Çocuğun bu cevabı karşısında müfettişin yüzünün rengi değişmişti. Yüzü al al olmuş, mimikleri hareket etmeye, tikleri atmaya başlamıştı. Çocuktan alınan cevap onu rahatsız etmişti. Maya tutmamış mıydı, ne…
Çocuk tedirgindi. Öğretmen, kendisini azarlar, bağırır diye korkuyordu. Müfettiş, kendisi yüzünden öğretmene bir şey söyler mi diye çekiniyordu.
Bu cevap karşısında, öğretmen şaşırdı.
Müfettiş de şaşkınlık içindeydi.
Müfettiş, daha fazla sınıfta duramadı, buruk bir şekilde sınıftan çıkıp gitti.
Bir süre sonra öğretmenin, merkezden uzak, bir dağ köyüne tayini çıktı…
(*) Muğla'ya ait bir öykü.