Ben gazeteciliğe fiilen olmasa da, 09 Eylül 1997 yılında, ‘CHP’nin 75. Kuruluş Yıldönümü Törenleri’ sırasında, Yatağan Belediyesi’nde çalışmakta olan Tarcan Oğuz arkadaşım yüzünden başladım… Bugün itibariyle ’29 Yıllık’ Gazeteciyim, toplam olarak da bugüne kadar tam “Yirmi Bin, Üç Yüz” tane yazı yazdım!.. Belli sürelerde ‘Köşe Yazısı’ yazdığım Muğla Gazetelerimiz de şunlar oldu: Yatağan Gazetesi, Muğla Devrim Gazetesi, Demeç Gazetesi, Milâs Önder Gazetesi, Özgür Milâs Gazetesi, Fethiye Beşkaza Gazetesi ve Köyceğiz Gazetesi… Ayrıca ‘Milliyet Blok Gazetesi’nde de 11 yıl yazdım… Bu gazetelerin bazısında haftada bir gün, bazılarında iki gün, bazılarında da 6 gün yazdım… Şimdi hâlâ Yatağan Demeç’te haftada iki gün, Muğla Devrim’de 6 gün yazıyorum…
Bu arada iki kitap çıkardım; Okullarımız için “Skeçler” kitabını, bir de güncel yazılardan seçmeler olan; “Güldüren ve Düşündüren Öyküler” kitabı… ‘Skeçler’ kitabım ‘120 sayfa’ olup, içinde kendi yöremizde gerçekten yaşanmış ’24 Tane’ tiyatro oyunu vardı… Bu kitabımı, ulaşabildiğim tüm Muğla Okullarına ve Kütüphanelerine ‘Ücretsiz’ olarak dağıttım…
Yatağan Öğretmenevi Müdürlüğü’nden ’01 Ekim 1995’ tarihinde emekliye ayrılınca, oğluma ait ‘Koşar Spor Giyim Mağazamızda’ çalışmaya devam ettim… O tarihlerde Belediye’de çalışan Tarcan Oğuz ve merhum Hasan Haşmet Işık, sık sık dükkânımıza özel sohbetlere gelirlerdi… Tabii ki bu sohbetlerin çoğu da, ortak partimiz CHP hakkında olurdu… Yatağan’da sadece merhum Çetin Erim ağabeyimizin gazetesi vardı, haftada bir gün çıkardı, pek öyle köşe yazısı filân görülmezdi…
Bir gün yine sohbet ederken söz, mezun olduğum Gönen Öğretmen Okulumuzdan açıldı… Ben o zaman; “İkinci sınıftan itibaren okul gazetemiz ben olmadan çıkarılamaz oldu… Çünkü orada fıkraları, şiirleri, karikatürleri, çarpıcı haberleri hep ben yapardım” deme gafletinde bulundum… Tarcan hemen atıldı; “Yahu, Çetin ağabey köşe yazısı yazacak adam arıyor, haftada bir gün sen bu işi yapsana!.. Ben hemen Çetin Erim’e haber veriyorum!” dedi, işte o günden beri ben bu işlerden bir türlü kurtulamadım…
Birkaç hafta sonra Yatağan Gazetesi’ne Valilik ve Muğla Gazeteciler Cemiyeti yıllık rutin denetime gelmişler… O zaman Cemiyet Başkanı olan merhum Ünal TÜRKEŞ, Çetin ağabeye benim yazıları sormuş, çok beğendiğini söylemiş ve “Aynı yazıları bizim Muğla Devrim’e de gönderir mi acaba” diye sormuş? Çetin ağabey hemen bizim dükkâna geldi, beni gazeteye götürüp Ünal TÜRKEŞ ile tanıştırdı… O tarihten itibaren hiç aksatmadan Muğla Devrim’de de yazmaya başladım… 29 sene geçivermiş, nasıl geçti hâlâ anlayamıyorum?..
Benim yazılar “Siyasî-Mizah” türü olduğu için, Nasrettin Hoca’nın torunları olarak bizim insanımız tarafından hep ilgiyle okunuyor… Maalesef bu türde yazı yazanlarımız da günümüzde pek yetişmiyor!.. Uzun ve ciddi köşe yazılarını da insanlarımız fazla ilgi göstermiyorlar!.. Unutamadığımız Aziz Nesin, Bekir Coşkun, Mustafa Ekmekçi, Hasan Pulur… gibi ünlü köşe yazarlarımız da yazılarını hep kısa tutarlar ve çok okunurlardı…
Bazı arkadaşlarımız, yazılarını tekrar edip, bir daha gözden geçirmediklerini söylüyorlar… Ben ise, yazımı bitirip de kayıt altına alınca bir daha okurum, internete ve flaş-bellek’e aktarırken bir daha okurum, buna rağmen bazen küçük hatalar gözden kaçabiliyor!.. O zaman da hemen aklıma ‘Orhan Baba’nın meşhur şarkısı “Hatasız Kul Olmaz” aklıma gelir, rahatlarım… İşte, sizin her gün üç-beş dakikada okuyup da geçtiğiniz bu yazılar, bunca zahmet ve araştırma sonucu önünüze geliyor!.. Siz, siz olun; beğendiğiniz her yazıyı hemen bir daha okuyunuz ki, bir daha aklınızdan çıkmasın, olur mu?