Değerli okurlarım, yine Gözlem sayfamda buluştuk. Bu hafta Türk Milleti için çok önemli bir hafta. Yurdumuzu işgal eden yabancı güçleri ülkeden kovmak için yola çıkan Kuvaiciler, bütün cephelerde savaşarak ülkemizi düşmanlardan kurtardılar. Büyük Taarruzu bizzat Kocatepe’den, Afyon’dan yöneten Atatürk, zaferi kazandıktan sonra Türk Milletine 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı ilan etmiştir. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızı, tüm şehit ve gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun!
Geçen yazmış bulunduğum Gözlem sütunlarında Yatağan Termik Santrali ve diğer santraller ile Aydem ve Türkiye Kömür İşletmeleri, özelleştikten sonra Maden Direktörlüğü olarak faaliyet yürüten firma ve firmalar ile ilgili, baca gazı desülfürizasyonu ile ilgili yazıma devam edeceğim.
O görkemli mitinge gerek yurt içinden gerek yurt dışından ulusal yazılı ve görsel basının yanında, ülke genelindeki hatırı sayılır tirajlara mensup yerel ve genel basında çok yazılıp çizildi.
Ben o yürüyüşü yönetmiştim. Çeşitli sloganlar attırıldığı, sonunda mitingle ilgili bilimsel makaleler yazılıp okunmuştu. Bildiriler okunmuştu.
Ben, biliyorsunuz Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yatağan Şube Başkanı iken bunları yapınca, o günün işverenleri ve sendika muhalifleri bir dönem, yani 3 yıl süreyle seçimi kaybettirmişlerdi.
Fakat bir şeyi başarmıştık! Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Santrallerine de desülfürizasyon üniteleri...
2001 yılında devreye giren termik santralde sülfürizasyon ünitesi çalışmaya başladı. Belli bir zaman sonra ülkemize dayatılan emperyalist projeler bir bir uygulamaya sokulmaya başladı.
Önce enerjinin dağıtım kanalları, yurt genelinde bölge bölge ihale ile kendine yakın bulduğu grup, kurum ve kuruluşlara verildi, satıldı. Bunlardan birisi de Aydem’dir. Enerji ağının Aydın, Denizli ve Muğla kısımlarını satın almıştır.
2008 yılında AYDEM Tedarik Şirketi olarak faaliyetine başlamıştır.
Yatağan Termik A.Ş.’yi Ceyhan SANDALLI, sermayenin 418.012.554 ve payının da %59,29,26’sına sahip 1. ortak olarak;
Ali YAĞLI ise 136.852.282 kısmını, %19,41,17’sine pay sahibi olarak satın almışlardır.
Ali YAĞLI kısa bir zaman önce sağlığı bozulup aramızdan ayrılmış ve vefat etmiştir. Kendisine rahmet diliyor, ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Sanıyorum onun hisselerini aile bireyleri, kızı ya da kızları takip ediyor diye duyuyorum.
AYDEM, yukarıda saydığım üç ilde toplam sadece dağıtım şirketi olarak 12 bin civarında çalışanı olan dev bir holdingtir.
Aydem, ilk tedarik şirketi olarak 2008 yılında faaliyetine başlayarak Türkiye’nin ilk özelleşen elektrik perakende şirketidir.
Genel Müdürü Uğur Yüksel’dir.
ÖZELLEŞTİRME:
Ben de Türkiye Maden İşçileri Sendikası Şube Başkanlığı yaparken, ülkemizdeki özelleştirmelere şiddetle karşı çıkmış ve karşılarında kaya gibi durmuş bir işçi sendika lideriydim.
Fakat siyasi iktidarlar, ekonomik ve siyasal modellerini hep zenginler, sermayedarlar ve iş adamlarından yana; hatta dünya yüzeyindeki kapitalist, küreselci sermayelerle birlikte paralel düşünerek işçiyi, emekçiyi, çalışanları, köylüleri, küçük esnafı işin içinden çıkılamaz hale getirmiştir.
Onun içindir ki köylünün, işçinin, dar gelirlinin ürettiği hiçbir şey para etmemekte ve ürettiğini bazen maliyetine, bazen de maliyetinin altında satarak ülkemizdeki bankalara, kredi kuruluşlarına borçlandırılarak içinden çıkılması çok zor durumlara sürüklenmektedir.
Nedeni de kapitalist sermaye çarkında üzüm gibi sıkılıp şıra haline gelinmektedir!
Özelleştirme ülkemizde özel’le başlamış ve hâlâ devam etmektedir!
Gelelim Termik Santral’in Yatağan’daki özelleştirilmesine.
Çok direnildi ama olmadı, olamazdı, olduramadılar.
Yatağan Termik Santrali, tek taraflı satış yöntemiyle yapılmıştır.
Maden sahaları hâlen devletin olup, işletme hakkı ile, işletme devri dönemiyle yapılmıştır.
Toplam bedel 1 milyar doların üstünde bir rakamdır!
Kamu tarafından bu özelleştirmeler yapılmıştır.
2014 yılı sonunda bu özelleştirmeler yapılmıştır.
Yatağan Termik Santrali, AYDEM HOLDİNG’e satıldı.
Türkiye’nin ilk termik santrali, Zonguldak Çatalağzı Termik Santrali’dir (ÇATES-A).
Yatağan Termik Santrali Genel Müdürü, Elektrik-Elektronik Mühendisi Rıdvan Edip AKDENİZ’dir.
Kendisi devletteyken de bu santralde görev yapan, santralin her yerini bilen, uzun süredir de gerek Çatalağzı’ndaki santrale bakan biridir.
Ayrıca bunu rahatlıkla söyleyebilirim: Etkin ve yetkin, bilgili bir idareci biridir.
Aydem Holding, tam işi bilen birisini ilk defa buraya getirebilmiştir.
Bu santral, Türkiye’nin 33., Muğla’nın 2. en büyük elektrik santralidir.
1.163.000 m²’lik alanda kuruludur.
Bu santral, 9 adet ruhsat sahasına sahiptir.
Aynı zamanda A.Ş.’dir.
Yılda ortalama 30.000 m³ dekupaj ve 5.200.000 ton kömür üretimi yapılmaktadır.
Linyit kömürü ile çalışır.
O görkemli mitinge gerek yurt içinden gerek yurt dışından ulusal yazılı ve görsel basının yanı sıra, ülke genelinde hatırı sayılır tirajlara sahip yerel ve genel basın da çok ilgi gösterdi.
Ben o yürüyüşü yönetmiştim. Çeşitli sloganlar atılmış, sonunda mitingle ilgili bilimsel makaleler yazılıp okunmuştu. Bildiriler de okunmuştu.
Biliyorsunuz, ben Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yatağan Şube Başkanı iken bunları yapınca, o günün işverenleri ve sendika muhalifleri bir dönem, yani üç yıl süreyle seçimi kaybetmeme sebep olmuşlardı.
Fakat bir şeyi başarmıştık! Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Santralleri’ne de desülfürizasyon üniteleri kurulmuştu.
2001 yılında devreye giren termik santralde sülfürizasyon ünitesi çalışmaya başladı. Belli bir zaman sonra ülkemize dayatılan emperyalist projeler birer birer uygulamaya sokulmaya başladı.
Önce enerjinin dağıtım kanalları, ülke genelinde bölge bölge ihale ile kendine yakın bulduğu grup, kurum ve kuruluşlara verildi, satıldı. Bunlardan biri de AYDEM’dir. Enerji ağının Aydın, Denizli ve Muğla kısımlarını satın almıştır.
2008 yılında AYDEM Tedarik Şirketi olarak faaliyetine başlamıştır.
Yatağan Termik A.Ş.’yi Ceyhan Sandallı, sermayenin %59,29,26’sına tekabül eden 418.012.554 pay ile 1. ortak olarak; Ali Yağlı ise %19,41,17’sine tekabül eden 136.852.282 pay ile satın almışlardır.
Ali Yağlı kısa bir zaman önce sağlığı bozulup aramızdan ayrılmış ve vefat etmiştir. Kendisine rahmet diliyor, ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Sanıyorum onun hisselerini aile bireyleri, kızı ya da kızları takip ediyor diye duyuyorum.
AYDEM, yukarıda saydığım üç ilde toplamda sadece dağıtım şirketi olarak 12 bin civarında çalışanı olan dev bir holdingdir.
AYDEM, ilk tedarik şirketi olarak 2008 yılında faaliyete başlayarak Türkiye’nin ilk özelleşen elektrik perakende şirketidir. Genel Müdürü Uğur Yüksel’dir.
Özelleştirme
Ben de Türkiye Maden İşçileri Sendikası Şube Başkanlığı yaparken, ülkemizdeki özelleştirmelere şiddetle karşı çıkmış ve karşılarında kaya gibi durmuş bir işçi sendika lideriydim.
Fakat siyasi iktidarlar, ekonomik ve siyasal modellerini hep zenginler, sermayedarlar ve iş adamlarından yana kurmuş; hatta dünya yüzeyindeki kapitalist, küreselci sermayelerle paralel düşünerek işçiyi, emekçiyi, çalışanları, köylüleri, küçük esnafı işin içinden çıkılamaz hâle getirmiştir.
Onun içindir ki köylünün, işçinin, dar gelirlinin ürettiği hiçbir şey para etmemekte ve ürettiğini bazen maliyetine, bazen de maliyetinin altında satarak ülkemizdeki bankalara, kredi kuruluşlarına borçlandırılarak içinden çıkılması çok zor durumlara sürüklenmektedir.
Bunun nedeni de kapitalist sermaye çarkında üzüm gibi sıkılıp şıra hâline gelmektir!
Özelleştirme ülkemizde özel olarak başlamış ve hâlâ devam etmektedir!
Gelelim Termik Santral’in Yatağan’daki özelleştirilmesine.
Çok direnildi ama olmadı, olamazdı, olduramadılar.
Yatağan Termik Santrali, tek taraflı satış yöntemiyle yapılmıştır. Maden sahaları hâlen devletin olup, işletme hakkı ve işletme devri yöntemiyle özelleştirilmiştir.
Toplam bedel 1 milyar doların üstünde bir rakamdır! Kamu tarafından bu özelleştirmeler yapılmıştır. 2014 yılı sonunda bu özelleştirmeler yapılmıştır.
Yatağan Termik Santrali, AYDEM HOLDİNG’e satıldı.
Türkiye’nin ilk termik santrali, Zonguldak Çatalağzı Termik Santrali’dir (ÇATES-A).
Yatağan Termik Santrali Genel Müdürü, Elektrik-Elektronik Mühendisi Rıdvan Edip Akdeniz’dir.
Kendisi devletteyken de bu santralde görev yapan, santralin her yerini bilen, uzun süredir de gerek Çatalağzı’ndaki santrale bakan biridir.
Ayrıca bunu rahatlıkla söyleyebilirim: Etkin ve yetkin, bilgili bir idarecidir.
AYDEM Holding, tam işi bilen birisini ilk defa buraya getirebilmiştir.
Bu santral, Türkiye’nin 33., Muğla’nın 2. en büyük elektrik santralidir. 1.163.000 m²’lik alanda kuruludur. Bu santral, 9 adet ruhsat sahasına sahiptir. Aynı zamanda A.Ş.’dir.
Yılda ortalama 30.000 m³ dekapaj ve 5.200.000 ton kömür üretimi yapılmaktadır. Linyit kömürü ile çalışır.
Santral Çalışma Sistemi ve İşçiler
Yatağan Termik Santrali ve diğer santraller ile ilgili yazıma devam edip bu sayıda sonuçlandırmak istiyorum. En son, termik santrallerin düşük kalorili linyit kömürü ile çalıştığını belirtmiştim.
Termik santraller, katı, sıvı ve gaz hâlindeki yakıtlarda var olan kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren tesislerdir. Bu dönüşüm için taş kömürü, linyit, petrol ürünleri, doğalgaz, türetilmiş gazlar ve turba yakıtları kullanılabilmektedir.
Yatağan ve Zonguldak Çatalağzı'nda bulunan iki termik üretim santrali ile toplamda 944,7 MW enerji üretiliyor ve bu enerji devlete satılıyor. Bu santraller, 1,5 milyon kişinin günlük enerji ihtiyacını karşılıyor ve yerli kaynaklarla enerji üretimine katkı sağlıyor.
Buraya kadar yazdıklarım, termik santraller ve kömür işletmeleri ile ilgili genel bilgilendirmedir.
Termik santralde enerji iş kolunda, TES-İŞ Sendikası yetkili sendikadır. Bildiğim kadarıyla, şube başkanı ve şube sekreteri profesyoneldir. Kesin üye sayısı, Kemerköy, Yeniköy ve Yatağan santrallerinin toplamda yaklaşık 1500 civarında bir üyeye sahiptir.
Bir de işin ham maddesini üreten, dekapaj yapan, maden kömürünü toprağın altından çıkaran maden işçileri vardır. Bunlar yer üstü ve yer altı işçileri olarak iki gruba ayrılır.
Özelleştirme öncesi, devlet yani GELİ (Genel Müdürlüğü), Türkiye Kömür İşletmeleri’ne, Genel Müdürlüğe ve Enerji Bakanlığı’na talimat vererek özelleştirme yapılacağını belirtmişti. Burada çalışan maden işçilerinin durumu ile ilgili birkaç seçenek sunulmuştu. Sonradan bunun 9 madde olduğunu öğrendik ve bu yüzden zorunlu bir karar almak zorunda kaldılar. O günleri çok iyi hatırlıyorum! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizzat talimat vererek, özelleştirme idaresince ihaleler yapılacağını ve bu termik santrallerin ve kömür işletmelerinin özelleştirileceğini duyurmuştu.
Bu satışlar, varlık devri ya da kiralama şeklinde yapılabilecekti. Geçici ya da temelli satış yönüyle olacağı belirtilmişti. Ancak maalesef, tekelci kapitalist sermayeye ve küreselcilere ülkemiz yenik düşmüştür. Bunun nedeni, ekonominin kırılgan oluşu ve işçi sınıfı dediğimiz sendika konfederasyonlarının yeterince mücadeleye açık olmayışlarıdır. Onların dayatmalarına direnmeden teslim olmalarıdır.
Termik santral kömür sahalarında, açık işletme yöntemiyle dekapaj yapılarak kömürün üstü açılmakta ve kömür, büyük devasa Terex'lerle (120-130 tonluk büyük kamyonlarla) kriblaj dediğimiz bonkörün içine boşaltılmaktadır.
Boşaltılan kömürün büyük parçaları, kırıcıda küçültülerek, yürüyen bantlarla santralin içindeki döküm sahasına dökülmektedir. Buradan da bantlarla, termik santralin yanma odasına transfer edilmektedir.
Yatağan Termik Santrali, 24 saatte üç ünite tam kapasite çalıştığında 18.000 ton kömür yakmaktadır.
Yer üstündeki kömürü üreten, çıkaran; kapıcısından, bekçisinden, aşçısından, mazotçusundan, tamircisinden, garsonundan, büro elemanlarından, kriblajda çalışan maden işçilerinden, açık ocaktaki kaleciden, büyük marrion kepçeleri kullanan operatörlerden, Terex kullanan (Ortadoğu’nun en büyük iş makinesi), Tereza büyük kamyon, tır şoförlerinden, sözyedi (kamyon şoförü), kepçeciler, greyderciler, inşaat ustaları ve işçilerinden, pompacılara kadar, hepsi, dünyada olduğu gibi, dünyanın en ağır iş kolunda olan 03 nolu maden iş kolundadır!
Şimdi gelelim püf noktasına, yani en önemli konuya!
Şu andaki duyumlarımıza göre, öğrendiğimize göre, Maden Direktörlüğü Eskihisar iş yerinde, 90 maden işçisinin sendikamız üyesi olduğu ve son günlerde işe alımlarla bu sayının toplamda 100 civarına çıktığı bilinmektedir. Kriblajda çalışan toplam 107 maden işçisinin ise 03 nolu iş kolundan TES-İŞ üyesi yapıldığı öğrenilmiştir.
Bu yasalara göre suçtur. Maden iş kolundaki bu işçiler, hâlâ o bonkörün içinde kömür kırmaya devam etmektedirler. Enerji işiyle hiçbir ilgileri yoktur! Sadece Yatağan TES-İŞ Sendika Şubesi’nin 3. profesyonelini kazanmak için, az bir üye sayısı eklenerek 3. profesyonellik kazanılmak istenmiştir.
Bu 107 işçiyi de, dönemin Yatağan Şube Başkanı Osman İlhan görevden alınmadan önce, kendi isteği ile verdiğini söylemiş ve bu da onun sonu olmuştur. Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yatağan Şubesi’nin sendika tüzüğüne göre, 300 üyenin altına düştüğünde, genel merkez tarafından şube yönetimi görevden alınır. Yapılan da budur. Osman İlhan, kendi şubesini elleriyle kapatan şube başkanı olarak tarihe geçmiştir.
Yatağan Termik Santral ve Kömür İşletmeleri Milas, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralleri, devlet çalıştırırken Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’na (TKİ) bağlıydı. Özelleştirme olunca el değiştirdi ve bu iki termik santrali İştaş-Kolin ortaklığı aldı. Bu santralin kömür işletmesi kısmında Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yatağan Şubesi’ne üye olarak sadece 60 kişi kaldı. Kalanlar ya emekli edildi, ya vefat etti ya da 4C statüsüyle diğer kamu kuruluşlarına yatay geçiş yaptı.
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Merkezi tarafından Yatağan Şubesi kapatılınca, Milas Yeniköy'de kamyon şoförü olarak çalışan Kubilay Görgen’i Şube Temsilcisi olarak atayıp doğrudan Ankara'ya bağladı. Yatağan'ın işyeri temsilcisi de Barış Türkmen’dir.
Yatağan Şubesi’nin Kriblaj'da TES-İŞ'e geçirilenler hariç toplam üye sayısı 150'dir.
Burada her gün yeni bir şey duyduğum için gerçekten şoktayım. Yatağan şubesinin üye sayısının 300'ün altına düşmesi ve Konya Ilgın şubesinin de benzer durumda, yaklaşık 200 üyesi olması nedeniyle, Yatağan şubesi oraya bağlanmış. Şimdi sormazlar mı Osman İlhan'a? Sen Yatağan Kriblaj'daki 107 maden işçisini TES-İŞ'e, yani enerji iş koluna vermeseydin, üye sayın Ilgın'dan fazla olacağı için şuben açık kalacak ve Şube Başkanlığın devam edecekti.
Sadece bu değil, burada yazamayacağım çok önemli sebeplerden dolayı kendi sonlarını hazırladıkları gibi, geçmişte bu şubenin kurulması için bir servet harcandığını ben biliyorum. Asıl üzüntüm ve kaygım budur. Kitabımda bunun tüm ayrıntılarını belgelerle ortaya koyacağım. Bu şubede büro görevlisi olarak önce Neşet Şaşı, sonra rahmetli Ahmet Kara ve en son da Hasan Uysal görev yapmıştır. Şube kapanınca Hasan Uysal da zorunlu olarak emekli edilmiştir.
Kısaca bir konuya başlık atıp bu konudan çekileceğim. "Yeni Oluşum" diye karşıma çıkarılan üç kişinin başkanlık yapması sonucu ne yazık ki şubemiz kapatılmıştır. Buna sebep olan bu üç başkan bunun tek sorumlusudur. Çünkü sendikacılık dışında işveren ve vekilliğine soyunmuşlar, ihalelere girerek patronluğa heveslenmişlerdir. Tabii bunları Tüketim Kooperatifi’nin tüzük ve yasasına sığınarak yapmışlardır. Araçlar satın almışlar, şoförler çalıştırmışlar, işçi işe alıp sendikalı yaparak hem patron hem sendikacı olmuşlardır. İnşaat işine, emlakçılığa bulaşmışlardır. Hepsinden çeşitli zararlarla Muğla Ağır Ceza Mahkemelerinde ne yazık ki sendikamızın o parlak ismi mat bir hâl almıştır. Tüketim Kooperatifi’nin başkan ve yönetimleri bunun sorumlusudur ama onlara yön veren son üç Şube Başkanıdır. Bana göre en sorumlu onlardır. Gerisi yargıya kalmış bir iştir. Şunu söylemeden geçemeyeceğim: Asıl faturayı sonunda Tüketim Kooperatifi’ne üyeliği devam eden 49 kişi ödeyecektir.
Maden Direktörlüğü ve Çağrılar
Termik Santral Maden Direktörlüğü açık ocakta yeterli kömür çıkaramayınca, tüm Ege bölgesindeki kamu ve özel her yerden kömür tedariğine başvurmuştur. Bu durum hâlen devam etmektedir. Yer altında bulunan ve 80 milyon ton olduğu belgelerle, sondajlarla kanıtlanan kömür rezervi vardır. Bu rezerv, damar olarak açık işletme yapmaya elverişli olmadığı ve maliyetinin çok artacağı nedeniyle, Yer Altı Madenciliğinin her türlü yatırım malzemesini yurt içi ve dışından getirerek, çok önceki yıllarda yer altından kömür çıkarıp santrale vermeye başlamıştır. Burada çalışan işçiler yer altında daha önce çalışmış tecrübeli ve bilgili kişilerdi.
Bunlar ENTEXS denilen AYDEM'in bir yan taşeronu, kuruluşudur. Bu işçiler yaklaşık 500'lerle başlayıp 400'lere, şimdi de 300-350 civarında olduğu duyuluyor. Bu işçiler Yatağan Şubesine üye olmak için birçok kez Özkan İlhan'la görüştüklerini, her seferinde olumsuz bir cevap aldıklarını öğrendim. İşçiler Yatağan Şubesinden umudu kesince çeşitli arayışlara girmişler ve Soma'da kurulu Bağımsız Maden İş Sendikası'nı çağırarak üye olmuşlardır. İşveren bu durumu öğrenince önce 10 işçiyi işten çıkarmıştır. Biz de basın olarak durumu duyunca, Gazetemiz Demeç adına Termik Santralin önünde nöbet tutan işçilerle konuştum. Sendika Başkanı ve Örgütleme ve Sözleşme uzmanı gelmiş, işverenle bir görüşme yapmış, bazı isteklerinin karşılanacağını bana ilettiler ve gittiler. Sonraki günlerde 30 işçinin daha işi bırakıp gittiğini, tazminatlarını aldıklarını söylediler.
Burada görevini hiç yapmayan, yapamayan sendikacılığa ben de olsam şubede durmasına asla izin vermem. Şubenin burada olması her zaman Maden İşçilerinin bir geleceği, kendine açılmış bir kapısıydı. Bu kapatılmış oldu. Çok yazık oldu çok. Emeklerimize, herkesin emeğine yazık oldu!
Buradan iki çağrım olacak. Birincisi Yatağan Termik Santral Genel Müdürü Sayın R. Edip Akdeniz'e açık çağrımdır! Diğeri ise bu şubede şube başkanlığı yapmış başta şahsım Ali Akalp olmak üzere, İbrahim Kocabıyık'a, Murat Bekem'e, Süleyman Girgin'e ve Osman İlhan'adır. Gelin, çevremizdeki tüm maden iş kolundaki işyerlerini örgütleyerek sendikamızın çatısı altında toplanıp, oralarda sendikasız, iş güvencesiz olan tüm işçilere kucak açalım, şubemizi tekrar o eski parlak günlere kavuşturalım. Ben varım, siz de varsanız lütfen harekete geçiniz!
R. Edip Akdeniz'e Açık Çağrımdır!
Öncelikle Kriblaj'daki 107 Maden İşçisini, TES-İŞ Sendikası'ndan, Maden-İş Sendikası'na, yani en ağır iş kolu olan ve 03 numaralı maden iş koluna derhal geçiriniz! Bu konuda yargıya gitmeye gerek yoktur, çünkü Yargıtay'ın ve mahkemelerin içtihatları elimizde mevcuttur! Bizimki sadece dost tavsiyesi ve önerisidir!
Emekli olup da tekrar Maden Direktörlüğü'nde işe başlattığınız emekli işçilerin sendikalı olmasına izin verin!
ENTEXS firmanızdaki yer altı işçilerinin Yatağan Maden-İş'e üye olmalarına izin verin!
Her ne olursa olsun açık ocakta bulunan tüm firma, şahıs ve bireysel çalışan herkesin, iş devam ettiği süresince maden işçilerine sendikalı olmalarına itiraz etmeyin.
Eğer bu santralin tozunu, toprağını, külünü, dumanını, zehrini yılın 12 ayı, 24 saat biz soluyorsak, lütfen iş için müracaat edenleri siyasi partilerin isteğiyle değil, ihtiyaca binaen bu yöre insanlarından alınız. Bu bölgenin kamyoncusuna, bu bölgenin iş insanlarına bu hakkı tanıyınız! İşte o zaman bu insanlar size de, santrale de gerektiği gibi sahip çıkar.
Termik santral inşa edilirken Türkiye'de çevre bilincinin yeni yeni gelişmeye başladığı dönemlerde baca gazı arıtma sistemi yoktu. Bunu Yatağan'da, Muğla'da, Ege Bölgesi'nde ve ülkedeki çevre duyarlılığını içinde hisseden insanlarla birlikte yaptık ve 50 bin-100 bin insanı burada yürüterek, aylarca, yıllarca gündemde tuttuk. Bunu başardık.
Siz AYDEM firması olarak çok şanslısınız. Neden mi? Ülkede toplam 33 linyite dayalı termik santralda hiçbirinde baca gazı filtresi takılı değil, YOK! Devlet zaman zaman buraları elinden çıkardığı firmalara baca gazı arıtma sistemini yap diye baskı yapıyor. Bunu haberlerde duyuyoruz. Hiçbirinin de yapmaya niyetleri yok!
Gelelim buraya. Bu Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santrali’nin baca gazı tesisi, ünitesi yapılsın diye bedel ödeyen birisiyim. Bir dönem, yani 3 yıl sendikamdan ayrı bırakıldım. Yani bu santralda 3 yıllık emeğim ve alacağım vardır. Bunu halk adına talep ediyorum. Ne dediğimi, ne demek istediğimi şu andaki tüm yetkililer anladı bile!
Baca gazı sülfürizasyon ünitesi her zaman çalıştırılmalı ve bu bölgede yaşayan insanlar, canlılar ve bitki florası, ormanlar bundan zarar görmemelidir! Çalıştırılmadığı zaman bunun nedeni, önceden tüm yetkili birimlere, mülki idari işlere ve gerekirse Yatağan belediyesi anons sistemiyle halka önceden duyurulmalıdır.
Hepimize düşen ortak görev, devletimizin yaptığı bu devasa yatırımı bizim ülke halkımız için yaptı. Bunu çeşitli ekonomik ve siyasi nedenlerle özel sektöre devretti. Biz bu ülkede serbest ticaret yapanlara asla karşı değiliz, ancak bu özel firmaların yukarıda belirttiğim hususları da göz önünde bulundurarak bu kurumu düşmanmış gibi algılaması hepimizi üzer.
Siz baca gazı sülfürizasyonunu çalıştırdığınız sürece, güney-kuzey istikametinde esen rüzgârlarla bu zarar minimum seviyelere düşmektedir. Demek ki rüzgâr olmayan havalarda üç bacayı birden ateşlemek akıl kârı değildir! Bir de baca gazı sistemini çalıştırmadığınız takdirde tüm çevrecilerin, burada yaşayanların "Eyyyy… Santral sahibi Ettt...!" diye nidalarını, görsellerini sosyal medyadan görmek mümkündür! Bunun için tüm burada yaşayan insanlarla ortak bir konsorsiyuma girmek akılcıdır! Diğeri biraz intihara teşebbüs olur!
Kıssadan hisse: Halkımızı her türlü üzmeyin. Yazdıklarım umarım herkesin işine yarar. Bu yazımın konusunda yeni gelişmeler oldukça sizlere yazmaya devam edeceğim. Başka bir konuda, Cuma ve Salı "Gözlemi" ister gazete alarak, ister Demeç'in internet sayfasından okuyarak takip edebilirsiniz. Her yazımda olduğu gibi her konuda eleştiri ve önerilerinize açık olduğumu bilmenizi isterim.
Sevgiler, Saygılar.