Saygıdeğer okuyucularım, başlığa yazdığım bu seçim sloganını hatırladınız mı? Ben ihtiyar dallama yazarınız, bazıları gibi sizlerin balık hafızalı olduğunuzu hiç sanmıyorum da; hani şu son yıllardaki “Cep delik, cepken delik/ Don delik, mintan delik” durumunuzdan ötürü hatırlayamıyor olabilirsiniz belki, ne bileyim ben !?
Neyse... Şimdi 2014 yılında ilk kez halk tarafından seçilecek olan ‘Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’ vardı... AKP adayı, Başbakan ve parti genel başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’dı da, CHP karşısına kimi çıkaracaktı, hararetle bu tartışmalar yapılıyordu!.. CHP’de her zamanki gibi uzun toplantılar ve tartışmalar sonrası, ortaya tam ’12 Aday İsmi’ çıktı, ama Eskişehir’in çok başarılı ve halkın çok sevdiği Belediye Başkanı olan sayın ‘Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’ ismi öne çıktı, bu durum yurt genelindeki tüm partililerce çok yerinde bulunmuştu!.. Son aday belirleme toplantısı Eskişehir’de yapılmıştı, ancak yine ‘Yılmaz Büyükerşen’ adı resmen telâffuz edilmemiş, demek ki içeride bazı yeni gelişmeler olduğu belliydi!..
Zamanın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’ya Parti Genel Merkezine geldikten bir süre sonra, herkesi hayrete düşüren bir aday ismini açıklamıştı... O güne kadar kimsenin bilmediği, hangi özelliği ve başarısıyla bu göreve uygun görüldüğü hiç açıklanmadan dedi ki: “Bu sefer bizim adayımız, sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’dur!..” dedi, iyi mi? Tabii, hemen çok büyük itirazlar yükselmiş, partililer adeta ‘Şoke’ olmuş, bu adayı reddediyorlardı!.. Yine Kemal Kılıçdaroğlu çıkıp, bu itiraz edenlere bu sefer de; “Kimse itiraz etmesin, tıpış tıpış oy vereceksiniz!” demiş, bu adayları için buldukları, ama ne demek istediklerini hâlâ anlayamadığımız acayip sloganı da söylemişti: “Ekmek İçün Ekmeleddin!..” Ya bunu da hatırladınız mı? Sonra öğrendik ki, bu adayı MHP ile beraber bulup getirmişlerdi... Seçim yapıldı, sonuç ise yine fiyasko idi; sayın Erdoğan yine seçimi kazanmıştı...
Peki, kimdi bu adam: Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu; 26 Aralık 1943 yılında Mısır- Kahire’de doğmuş... Türk bilim insanı, kimya ve bilim tarihi profesörü, akademisyen, diplomat, devlet adamı, yazar. 2004 ve 2014 yılları arasında Birleşmiş Milletler'den sonra ikinci büyük uluslararası örgüt olan İslam İşbirliği Teşkilatı’nın genel sekreterliğini sürdürmüştür.
Türk kültürü, İslam Dünyası ve Batı Dünyası ilişkileri ve Türk-Arap ilişkileri hakkında değişik dillerde çok sayıda eseri olan İhsanoğlu, bilim ve eğitim tarihine katkı ve hizmetlerinden dolayı birçok ödülün yanı sıra Devlet Üstün Hizmet Madalyası sahibidir... 16 Haziran 2014'te Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi arasındaki, 2014 cumhurbaşkanlığı seçimleri için aday belirleme görüşmeleri çerçevesinde CHP ve MHP tarafından "çatı aday" olarak gösterilmiştir. Daha sonra da bu partiler tarafından ve bazı meclis dışında kalan partiler tarafından cumhurbaşkanlığına ortak (çatı) aday gösterilmiştir. Haziran 2015 Türkiye genel seçimlerinde MHP İstanbul Milletvekili olmuştur...
Peki, şimdi Allah için söyleyiniz; siz hiç bu ismi daha önce duymuş, eserlerini okumuş, Türkiye için yaptıkları hizmetler hatırına, hiçbir yerde onu öneren bir büyüğümüze rastlamış mıydınız? Adamın ömrü Mısır’da geçmiş, Kahire Üniversitelerinde çalışmış, öyleyse gidip de niye Mısır’da değil de, bizde aday oluyordu ki? Peki, biz CHP’liler olarak bu işin hesabını hiç Kemal Kılıçdaroğlu’ndan sorduk mu? Bu hatalarına ve seçim kayıplarına, sonrasında ‘9 yıl’ daha katlanmadık mı? Neydi o ‘Ekmek İçün Ekmeleddin’ sloganı öyle !?
Nisan ayı başında yine ‘Olağanüstü CHP Kurultayı’ var, -şayet parti içinden bir ihanete daha uğramazsa eğer-bakalım bu sefer de; “Kılıç-Kalkan Ekibi İçün, Kılıçdaroğlu!..” sloganıyla huzurlarımıza teşrif edip de, yine aday filân olacak mı bakalım!?