Evet, eskiyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun marifeti olan milletvekillerinden biri de, Mersin CHP Milletvekili ‘Hasan Ufuk ÇAKIR’ idi... Duyduğumuza göre, o da AKP’ye geçeceğini Barış Yarkadaş’a söylemiş... Peki Barış Yarkadaş kim? O da yine Bay Kemal’in marifeti olan gazeteci kılıklı eski CHP milletvekillerinden biri...
Haberde anlatıldığına göre, Aralık ayı başında istifa eden Vekil Hasan Ufuk Çakır, kendisini milletvekili yapan Bay Kemal’i telefonla aramış, halkının isteğiyle AKP’ye geçeceğini söyleyip, kendisinden ‘Helâllik’ istemiş, Bay Kemal de hakkını gani gani helâl ettiğini söyleyip, aradığı için çok teşekkür etmiş... Vallayi ben uydurmadım, Barış Yarkadaş’ın haberi aynen böyleydi... Yani, ‘Bozacılarla-Şıracılar’ birbirlerini işte böyle izah ediyorlardı, yerseniz tabii...
Ulan adama sorarlar; 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Milletvekili seçimlerinde Mersin halkı, sana CHP’den aday olduğun için oylarını verdiler, CHP Milletvekili olarak Yüce Meclis’e gönderdiler!.. 2 sene içinde ne değişti de, sen seçildiğin partinden ayrılıp da, hangi hakla başka bir partiye geçiyorsun!? Kime sordun!? Mersin halkı iktidardan çok mu memnun da, senin oraya geçmeni istedi!? Sen kimi kandırıyorsun!? Sen bu milletin akılıyla alay mı ediyorsun!?
Ben bunlara bakıyorum da, aklıma hemen 1970’li ve 1990’lı yılların ‘Ayıplı Vekil Transferleri’ aklıma geliyor dostlar!.. Hükümet kuracak parti lideri, milletvekili sayısı birkaç eksik olunca adamlarına açık açık emir verir; “Hadi gidin de, birkaç kumar borcu olan milletvekili bulup, partimize katalım, sayıyı tamamlayalım” der, kısa sürede ‘226 Vekil’ tamamlanır, hükümet kurulurdu... Başta Afyon DSP Vekili “Kubilay Uygun (Fırıldak Kubi)” adlı, birkaç ayda tam yedi tane parti değiştiren Fırıldak Vekilimizi hatırladınız mı? Ya da, 12 Vekil transferi ile hükümet kuran ‘Ecevit’in, sonradan bunlardan çektiklerini hatırladınız mı? “Tarih tekerrür eder” dedikleri bu olsa gerek, baksanıza 2026’da yine aynı şeyler başımıza gelmeye başladı bile...
Ya şu Bay Kemal’e ne demeli !? Genel Başkanlık seçimini kaybettin, bari o meşhur ‘mutfağına’ git de, edebinle orada oturmasını bil, başka şeylere de burnunu sokma, değil mi? Adam bir türlü durdurulamıyor, susmuyor, edebiyle oturmasını bilmiyor yahu!? Bu rakip partiye tüyecek olan Mersin Milletvekili senin eserin, madem telefonla seni aradı, neden ona; “Böyle işler bizim partililere yakışmaz, hem sana oy veren Mersinli CHP’liler ne derler, madem istifa ettin, Bağımsız Milletvekili olarak yerinde otur, başkalarına da malzeme olma!” diye neden söylemiyor da, hakkını gani gani helâl ettiğini ve yediği bu yeni haltı neden onaylıyorsun yahu !? Bu parti seni 13 yıl Genel Başkan yaptı, hiç utanmıyor musun!?
Dedim ya, bu ülkede artık tuz kokmaya başladı, TUUZZZ !.. Eski ayıplı Vekil transferi yıllarına yine geri döndük, en umulmadık kişiler de bu işe gizliden alkış tutuyorlar, yazık!.. Lütfen biraz düşününüz yahu; eskiden bu ayıplı transferleri yapanların sonlarını görmediniz mi, hâlâ onlar hakkında neler anlatıyorlar, duymuyor musunuz!? Niye bunları tekrar yapıyorsunuz ki !?
Neyse... Biraz soluklanalım ve yazımızı bir fıkrayla bitirelim de rahatlayalım bari... ---“Konuşanlar” Stüdyosu Yıkıldı: “Konuşanlar” stüdyosunda genç biri el kaldırıp söz istedi... Sunucu Hasan Can Kaya; “Arkadaşımıza mikrofon verelim; buyurun ne anlatacaksınız?” dedi... Doğulu olduğu belli olan genç; “Abi, ben Bursa’da kendime ait şahsî sevgilimle ‘Hayvanat Bahçesine’ gezmeye gitmiştik abi...” der demez, Hasan Can iki ayağı üzerinde göğe göğe zıplamaya, kahkahalarla gülmeye başladı... Gülmesi geçince de; “İşte edebiyat ve aşk dünyasının örnek bir fenomeni karşımızda, sevgilisiyle ilk gittiği yere ve şu ifade biçimine bakınız bir?” dedi, ortalık gülmekten ve alkıştan yıkıldı...
Hasan Can bu sefer; “Anlatacak başka bir şeyin var mı?” deyince de; “Abi benim acilen evlenmem lâzımdı, yoksa babam evlâtlıktan atacak, mirasından da mahrum bırakacaktı!.. İki yıl içinde üç sevgilim oldu, sonradan üçü de ‘Erkek’ çıktı abi!..” demez mi !? Hasan Can sandalyeye yığılıp kaldı, yattığı yerden yalvardı; “Lütfen şunun elinden hemen mikrofonu alın, yoksa bu salak benim ölümüme de sebep olacak!..” diye bağırdı...