Etrafa baktığınızda Ağaç, çiçek dışında ne görüyor sunuz?
İnsan.
Peki insanların yüzüne baktığınız da ne görüyorsunuz?
Umutsuzluk.
Peki insan umut mu? Etmelidir?
İnsanın umudu iş, eğitim, sağlık, barınma hakkındaki güvence değil midir?
İktidarların görevi toplum mühendisliği midir?
Yoksa umudu gerçeğe çevirmek midir?
İktidarlar, toplum mühendisliğine önem veriyorsa, toplumun beklentileri 9 yaşındaki çocuğun türbana girmesi midir?
Yoksa!! İş, eğitim, sağlık, barınma, sosyal Devlet, toplumsal yaşamın paylaşılması, güvenli bir gelecek midir?
Ahlak başörtüsü ise, ahlaksızlığın ölçüsü nedir?
Eğitimini tamamlamış genç bir insanın, iş beklemesi midir?
Gelişmişlik düzeyinde, eğitimini tamamlayan kişileri bir işe yerleştirmek, iktidarın görevi değil midir?
Sosyal yaşamın örgütlenmesi olarak öne çıkan Devletin görevi, insanların sosyal yaşamını kullanması anlamında mı? Vardır? Yoksa iktidarların görevi, ‘’bir sınıfın, diğer sınıflar üzerinde baskı kurma’’ aracı mıdır?
Çalışma yaşamında bir yetişkin, 65 yaşında emeklilik uygun görülürken, halkın temsilcisi? olduğu söylenen milletvekillerinin, 2 yılda emekli olması uygun mudur?
Emekli bir yetişkinin hala iş araması mıdır?
Kamusal kaynaklar, kimlerden alınan vergiler ile kurumsallaşmıştır?
Ülkedeki kamusal kaynakların, satılması mıdır?
Bu konuda, iktidar da bulunanların, ‘’her şeyi Devlet’ten beklemeyin anlayışının açıklaması nedir?
Sahi iktidarların görevi;
‘’Ekonomiyi, sermayenin insiyatifine terk ederek, işsizliğin ve iş kazalarından kaynaklanan ölümleri’’ seyretmek midir?
‘’Kamusal kaynakların, yabancı sermayenin insiyatifine’’ terk etmek midir?
‘’Çalışma hakkının’’ engellenmesi midir?
‘’Toprağın ekilmesine’’ karşı olmak mıdır? İktidarın görevi.
‘’halkı, kimlik, inanç’’ olarak ayrıştırmak mıdır?
‘’Komşularının içişlerine müdahale ederek, iç savaşı’’ derinleştirmek midir?
‘’Dinsel kimliğin, insan olmanın’’ önüne çıkartılması mıdır?
Bir devletin ve siyasi iktidarın görevi, ‘’yurtta ve dünya da barışın’’ savunulmasıdır?
Bir iktidarın görevi, ‘’toplumsal yaşamın örgütlenmesinin’’ savunulmasıdır?
Peki;
‘’Kapitalist sistem,’’ insan emeğini sömürmeden ayakta durabilir mi?
Çözüm;
Sosyal devletin kurulması değil mi?
Peki;
‘’Sosyal devlet,’’ ekonominin kamusal alanda örgütlenmesi ve bu düşüncenin iktidar da olması değil mi?
İktidarların görevi,
‘’İş güvencesi, eğitimin bilimsel ve akademik anlamda örgütlenmesi, toplumsal ayrıştırmanın önüne geçilmesi, polisiye değil? Ekonomik tedbirlerin toplumla paylaşılması, bireysel zenginliğin değil, toplumsal zenginliğin paylaşılmasının’’ sağlaması değil mi?
Evet;
‘’Başka bir Dünya mümkün.’’
Sen istersen.
Ülke gündemi ne kadar önemli ise, Dünya gündemi de bir o kadar önemli. Düya gençliği çalışma yaşamındaki piyasa aldatmacılığının geldiği yeni boyut’ta, topluma başka bir Dünyanın kurulacağını da müjdeliyor. İspanya ‘’gezi hareketinin kurduğu yeni parti,’’ İspanya da birinci parti konumunda. Seçimlere gireceğimiz 2015 yılında, ülkemizde böyle bir girişime ihtiyacımız gün gibi ortada. Çünkü ülke gündemini sürekli değiştirerek yönetmeye çalışıyorlar. Bu bir kavram kargaşası değil, resmen soygun düzeninin topluma dayatılmasıdır. Mecliste bulunan hiçbir siyasi figür, bunun dışında davranmıyor. Yerel de ve genel anlamda ülke düzeyinde bir soygun düzeni topluma dayatılıyor.
Evet;
Geleceklerini siyasilerin ve patronların iki dudağı arasında görmek istemeyenler,
‘’Başka Bir Dünya Mümkün.’’