7-8 Ekim(2011) günlerinde, Milaslı Åžair Maksut Doğan'la ilgili bir anma toplantısı/kültür etkinliği düzenlenildi. Bu etkinlik, “Milas Belediyesi Edebiyat Günleri” adı altında düzenlenilmişti. Bu, ikincisiydi. İlki, geçen yıl yine Milas doğumlu olan Åžair Nahit Ulvi Akgün için gerçekleştirilmişti.
Milaslı Åžair-Eleştirmen Halim Åžafak'ın önderliğinde/sorumluluğunda gerçekleşen ve iki gün süren etkinliğe; şairin dostları, tanıdıkları katılarak, onunla ilgili anılarını anlattılar; onun şiiri, dünya görüşü ve sanatı üzerine olan düşüncelerini konuştular. Maksut Doğan'ı anma etkinliğine katılan konuşmacılar ve konu başlıkları şöyleydi: Mehmet Emin Berber-Arkadaşım Maksut Doğan, Hüseyin Yurttaş-Yirmibir Yıl Olmuş; Öyle mi?, Mehmet Genç-Saygı ve Rahmetle Maksut Doğan, Ahmet Günbaş-Maksut Doğan'ın Åžiiri, Muzaffer Kale-Edebiyatta bir sıra neferi olarak Maksut Doğan/1970'lerde Maksut Doğan Olabilmek, Ahmet Zeki Muslu-Başı Dik Gezen Adam; Maksut Doğan.
Milas Belediyesi,nin adına sempozyum düzenlediği Maksut Doğan, 1932 yılında Milas'ın Ağaçlıhöyük Köyü,nde doğdu. İlkokulu köyünde okudu. Ortaklar Köy Enstitüsü,nü bitirdi. Milas, Bodrum, Yatağan ve Aydın'ın köylerinde ilkokul öğretmenliği; Gazi Eğitim Enstitüsü,nü bitirdikten sonra, Aydın ve Muğla'da İlköğretim Müfettişliği görevlerinde bulundu. 1962-1965 yılları arasında Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu,nun Genel Yönetim Kurulu Üyeliği,ni yaptı. 1965 yılında Türkiye Öğretmenler Sendikası(TÖS)'nın kurucuları arasında yer aldı. İlk şiir kitabı, “Yağmura Durmuş Üç Kişi” 1960 yılında; İkinci şiir kitabı, “Bırak Büyüsün” 1975 yılında; Üçüncü kitabı ise, “Korkulmasın” 1981 yılında yayınlanıldı. Maksut Doğan, 25 Aralık 1990'da aramızdan ayrıldı.
(Gürleyen Dağ Rüzgarı:)Maksut Doğan'la ilgili toplantıların yöneticisi Halim Åžafak Åžanlıdağ, şairin/ozanın şiir anlayışını şöyle ifade ediyor: “(..)Yazdığı ise geçmişidir, geçmiş hayatıdır. Ama yoklukla, yoksullukla geçen hayatıdır ve yoksulluk sürmektedir.(...)Maksut Doğan'ın Ağaçlıhöyük Köyü,nde doğması ve hayatının büyük bölümünün kırda geçmişliği/geçirmişliği, Genç Cumhuriyet'in idealleri ve solun her ikisiyle kurduğu olumlu ilişki şiirinin düşünsel arka planını oluşturur. Kimi zaman Maksut Doğan'ın tavrı, Genç Cumhuriyet,i de aşarak tamamıyla sol politikliğe dönüşür. Bu da Maksut Doğan'ı sözünü ettiğim sınıfsal bakış açısına yetersiz de olsa vardırır. Bu noktada kırda köylülerin, amele ve rençperlerin, şehirde işçilerin sorunları tartışılır ve çözüm yolları olarak(işçi sınıfı ve köylülük) gösterilir. Kurtuluş diye bir şey varsa onların elleriyle olacaktır. (Milas Belediyesi Edebiyat Günleri -İki- Dergisi)
Maksut Doğan'la aynı köylüydük. Onu tanımazdım ama ismini duyardım. Üvey kardeşi Zeki'yle aynı köy okulunda okumuştuk(1962-1967). Önce onu “Korkulmasın” isimli şiir kitabıyla tanıdım. Onun akrabası Ali Amca, Hacı İlyas Mahallesi,nde ayakkabı boyacılığı yapıyordu. Ayakkabımı boyatmak için boya sandığına yanaştığımda, yanında “Korkulmasın” isimli şiir kitabını gördüm. İncelemek için aldığımda, şiir sayfalarının boş olan kısımlarının şiirlere zarar verilmeden düzgün bir şekilde kesildiğini gördüm. Merak edip sorduğumda ise, onları not pusulası yapmak için kestiğini söyledi. Åžiir kitabının kenarlarında Eski Türkçe yazıları duruyordu Ali Amcanın. Maksut Doğan'ın annesi Zeliha Teyze, bilge ve ileri görüşlü bir kadındı. Köydeki evinin bahçesinde; fesleğen, karanfil gibi çeşit çeşit mis kokulu çiçek fidanları yetiştirir, bunları satardı... Maksut Doğan'la, Senato ve Milletvekili seçimleri sırasında tanıştım. 1977 seçimlerinde CHP'den milletvekili aday adayı oldu. Ecevit tarafından veto edilmeseydi, birinci sıraya oturması büyük olasılıktı. Maksut Doğan gibilerinin parlamentoda olması; Türk siyasetine, parlamentoya, her şeyden önemlisi CHP siyasetine kalite ve kimlik kazandırırdı ama olmadı. Belki de sistem buna izin vermedi...
Bu etkinlikle, “Gürleyen Dağ Rüzgârı” adıyla Maksut Doğan'ın bütün şiirleri, Halim Åžafak Åžanlıdağ tarafından yayına hazırlandı ve Milas Belediyesi tarafından bastırıldı. Bu sayede edebiyatla ve şiirle ilgilenenler, önemli bir ozanın bütün şiirlerini bir arada bulma olanağına sahip oldular. Maksut Doğan'la ilgili olarak hazırlanılan dergi de, dostlarının/tanıyanlarının ağzından Maksut Doğan'ın anlatıldığı güzel bir anı/bellek dergisi olmuş...
Bu toplantı, Maksut Doğan'ı tanıyanlar için hatıraların tazelendiği tam bir anı şöleni oldu. Bu toplantı nedeniyle, rahmetli ozanın eşi Naime Hanımı ve oğlu Aydın Doğan'ı tanıma fırsatını bulduk.
Ben bu tür kültürel etkinliklerin; içimizdeki yazma ve sanat duygularının harekete geçmesi, pratiğe dönüşmesinde bir itici güç ve motivasyon aracı olabileceği açılarından önemli olduğunu düşünüyorum. Milas, yüzyıllardır, çeşitli uygarlıklara ve bu uygarlıkların birer ürünü olan kültürel oluşumlara ev sahipliği yapmış bir coğrafya... Bu topraklar üzerinde yaşayanların genlerinde, kültürün ve sanatın mayaları, kırıntıları bulunmaktadır. Önemli olan bunların ortaya çıkarılması; Milas'tan yeni şairlerimizin, yeni müzisyenlerimizin, yeni ressamlarımızın, yeni gravür sanatçılarımızın ve yeni yazarlarımızın ortaya çıkmalarının sağlanması, bunun önünün açılmasıdır... Bu alanlarda, bu etkinlikte olduğu gibi, belediyemizin kurumsal öncülüğüne ihtiyaç bulunmaktadır. Örneğin, bir öykü yarışmasının düzenlenilmesi, benim bir önerimdir.
“Gürleyen Dağ Rüzgârı Maksut Doğan” sempozyumuyla, Milas Belediyesi yine çok anlamlı ve güzel bir etkinliğe imza atmıştır. Bu etkinliğin düzenlenilmesine kurumsal öncülük yapan Belediye Başkanı Muhammet Tokat'ı, belediye çalışanlarını ve bu etkinliğin organizasyonu sağlayan Halim Åžafak'ı kutluyorum...
