Burada yaptığı konuşmanın ardından Yatağan Termik Santrali önündeki direni çadırını ziyaret eden Günaydın, burada da bir konuşma yaparak partisinin enerji ve maden işçilerinin yanında olduğunu belirtti.
Günaydın, yaptığı konuşmada; “Yatağan’daki enerji ve maden emekçilerinin direnişine omuz vermek, dayanışma göstermek ve sizlerle birlikte olmak için buraya geldik. Haklı mücadelenizde yanınızdayız. Bundan yıllar önce TMMOB’e bağlı bir sendikanın genel başkanlığı ve aynı zamanda KESK’e bağlı bir sendikanın da genel sekreterliğini yürütürken özelleştirme deneyimlerini bize aktarması için Arjantin’den bir gazeteci çağırdık. Arjantinli gazeteci, Türkiye’de hâlâ özelleştirmeyi savunanları görünce Arjantin’in içine düştüğü durumu görmediniz mi, size bunları hiç anlatan olmadı mı, bu yanlışı hâlâ nasıl savunuyorsunuz dedi. Bizler işçinin ve emekçinin yanında olan akademisyenler ve siyasetçiler olarak bunun hesabını yaptık. Kısaca sizlerle paylaşayım, 1980’lerin ortalarından başlayarak 30 yıllık bir özelleştirme süreci sonucunda Türkiye’nin aslında bütün ağır sanayi ve yatırım malı üreten tesisleri haraç mezat satılmıştır. Buradan elde edilen bütün özelleştirme geliri 40 milyar dolar civarındadır ve buna hizmet özelleştirmeleri de dahildir. O halde size başka bir rakam vermem lazım. Bu memleketin yıllık dış ticaret açığı 100 milyar dolardır. Yani 30 yıllık özelleştirme geliri diye bize anlatılan, aslında memleketin 1 yıllık dış ticaret açığından daha azdır. Daha iyi anlaşılması için, Türkiye haftada 2 milyar dolar dış ticaret açığı veren bir memlekettir. Türkiye’nin önemli bir sanayi tesisini 4 milyar dolara sattık diye övünüyorlarsa şunu bilin ki 2 haftalık faiz giderinden daha fazla bir şey değildir. Özelleştirme demek Türkiye’nin sanayisini bitirmek, Türkiye’nin emekçisini işsiz bırakmak ve Türkiye’nin can damarlarını kesmek demektir. Aydınıyla, siyasetçisiyle, emekçisiyle hep beraber bu ülkenin toprağına, bu ülkenin fabrikasına ve iş yerlerine sahip çıkmak zorundayız. Çünkü biliyoruz ki emek en yüce değerdir. Buradan açıkça ilan ediyorum ki CHP, Türkiye’de artı değer üreten, AR-GE’ye dayalı sanayiyi geliştirmek ve taşeron işçiye son vermek ve emeğin alın terinin hakkını vermek konusunda kararlılık içerisindedir. Bütün kadrolarımızla yanınızdayız, direnişinizi selamlıyoruz ve sonunda kazananın emek olacağını buradan bütün Türkiye’ye ilan ediyoruz” dedi.
Ziyaretin kendilerini mutlu ettiğini belirten Tes-İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, “17 Aralık’ta yapılan yolsuzluk 100 milyar dolar, yani şu gördüğünüz santral gibi 100 tane santralin parasına tekamül ediyor. Bunların işçi sınıfına ve emekçiye nasıl bir gözle baktığını çok iyi biliyoruz. Bugün ziyaretimize gelen CHP heyeti direnişimize güç verdiler ve bizleri bu ziyaretleriyle mutlu ettiler. Bu nedenle enerji ve maden işçileri adına kendilerine ziyaretlerinden dolayı teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ankara Milletvekili Doç. Dr. Gökhan Günaydın’a direniş çadırında, CHP Muğla milletvekilleri Prof. Dr. Nurettin Demir, Ömer Süha Aldan, CHP Muğla İl Başkanı Mustafa Öztürk, CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Dr. Osman Gürün, CHP Muğla İl Genel Meclisi Üyesi adayları ve CHP Milas Belediye Başkan Adayı Muhammet Tokat, CHP Yatağan İlçe Başkanı Kamil Genek, CHP Yatağan Belediye Başkan Adayı H. Haşmet Işık, Muğla İl Genel Meclisi Başkanı Cemal Gürpınar, CHP Yatağan Belediye Meclisi Üyesi adayları ve partililer eşlik etti.
