Depremler, hepimizin yüreğinde daima derin yaralar açmıştır.
Van ilimizde meydana gelen ve 600'ün üzerindeki yurttaşımızın ölümüyle sonuçlanan 7,2 şiddetindeki birinci depremin yaralarını milletçe sarmaya çalışırken, Mübarek Kurban Bayramı,nın dördüncü günü yeniden sarsıldık.
Yine Van ilimizde, dördüncü bayram günü meydana gelen yeni deprem ise, 5,6 şiddetinde bir depremdi. Ne yazık ki, bu depremde de önceki deprem-de olduğu kadar olmasa da, 17 kişiyi kaybetmiştik.
Bu depremde, çoğunluğu yerle bir olan Bayram Oteli,nin enkazının altından olmak üzere, 30 kişi de kurtarma ekiplerince kurtarılabilmişti.
İkinci kez yaşadığımız deprem şoku, Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 73. Yıl Dönümü,nde, onu özlemle ve saygıyla anmaya hazırlandığımız günün öncesinde meydana gelmişti.
Depremde, Japonya'dan Van Depremi,nin yaralarının sarılması amacıyla Japonya'dan gelen, birisi hekim olmak üzere 2 gönüllü de bulunmaktaydı.
Van il merkezindeki Bayram Otel,de kalmakta olan bu iki gönüllü de, enkazdan yaralı olarak kurtarılanlar arasındaydı. Ancak, bunlardan hekim olanı ne yazık ki kurtarılamamış, o da kaybettiğimiz canlar arasında yer almıştı.
Diğer yaralı Japon gönüllü ise, tedavisi için Ankara'ya gönderilmişti.
Hayatını kaybeden Japon hekim, Mübarek Kurban Bayramı,nın ülkemiz insanları için önemine inanarak, bir kurban kesip, depremzedelere dağıtmıştı.
Önceki depremin ardından sergilediğimiz milletçe birlik ve beraberlik, dördüncü bayram günü meydana gelen depremin ardından da yine sergilendi.
Devletimizin tüm kurumlarının yanı sıra, gönüllü sivil toplum kuruluşları ve depremi duyan tüm yurttaşlarımız olanakları ölçüsünde, yine depremin yaralarını sarsabilmek amacıyla yine Van ilimize yetişmişlerdi.
Depremzedelerin açıkta kalmamaları, onların barınma gereksinimleri başta olmak üzere, tüm gereksinimleri için milletçe yine seferber olduk.
Depremlerin ardından, Türk Kızılayı'nın ülkemizin çeşitli illerinde konuşlandırılmış durumdaki çadır ve battaniye yüklü araçlarının, anında deprem bölgesine depremzedeler için sevk edilmesi, her türlü takdirin üzerindedir.
O nedenle, şunu açıklıkla belirtmek isterim ki, Kızılay'a ve diğer yardım kuruluşlarına yapılan bağışların ve yardımların boşa gitmediğini Türk Milleti,nin tüm bireyleri her iki depremde de yakından görmüştür.
Bu depremlerden önce, ülkemizdeki terör belasına kahraman vatan evlatlarımızı şehit vermiş, milletçe kahrolmuştuk.
Aynı şekilde, ülkemizin çeşitli illerinde milletimizin huzuru ve güvenliği için, gencecik emniyet mensuplarımızı da terör belasına kurban verdik. Onun için de, bundan sonra olası doğal afetler için ve ülkemizde yaşanmakta olan terör olaylarında kaybettiğimiz şehitlerimiz ve onların aileleri için, oluşan yaralarımızın sarılması adına, Türk Kızılay'ı gibi, Mehmetçik Vakfı gibi, Emniyet Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı gibi yardım kuruluşlarımıza yapılan yardımların severek ve eksiksiz devam edilmesini diliyoruz.
Allah,ın, Yüce Türk Milleti'ne, doğal afetlerin olmadığı, terör olaylarının yaşanmadığı sağlıklı ve huzurlu günler getirmesi dileğiyle, hoşça kalınız!...
