25 ŞUBAT 2012 00:00
Güncelleme: 16 EYLÜL 2026 22:31
'Kadına Åžiddet'e Kınama
Sıradaki haber yükleniyor...
Muğla'daki 11 sivil toplum örgütü ile CHP ve MHP, bir basın açıklaması yaparak son günlerde artan kadına yönelik şiddeti kınadılar.
Kınamada bulunan siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri; Muğla Tabip Odası Kadın Hekimlik/Kadın Sağlığı Komisyonu, Muğla Kent Konseyi Kadın Meclisi, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Sekibaşı Kadın Dayanışma Platformu, KESK Åžubeler Platformu Kadın Komisyonu, Türk-Sağlık Sen, CHP Muğla Kadın Kolları, MHP Muğla Kadın Kolları, Akdeniz Yeşilleri Derneği, Muğla Savaş Karşıtı Kadın İnisiyatifi, Ev-Eksenli Çalışan Kadınlar Dayanışma Ağı (HOMENET).
Ev-Eksenli Çalışanlar Sendikası tarafından yapılan açıklamada; “erkek şiddetinin en son örneklerinden birini, iki gün önce yaşadık. Tennur Kılınç, 21 Åžubat 2012 tarihinde, Muğla Devlet Hastanesi bahçesinin girişinde, boşanmak istediği eşi tarafından, 10 yaşındaki oğlunun gözleri önünde bıçaklanmıştır. Yanında kanlar içindeki ellerini karnına bastıran annesini gören 10 yaşlarındaki bir çocuğun, “Anne! Anne!” çığlıklarıyla korku panik içinde yaşadığı travmayı anlatacak kelimeler bulmakta zorlanıyoruz. Tennur Kılınç'ın yıllardır şiddete maruz kaldığını, en son demirle feci şekilde dövüldüğünü, daha önce olduğu gibi jandarmaya başvurduğunu, mahkeme baş-vurularının olduğunu, her defasında kocasının yanına gön-derilerek şiddetin kucağına itildiğini öğrenmiş bulunuyoruz.
Giderek katlanan şiddet vakaları dikkatle incelendiğinde görülüyor ki yasalardaki kimi düzeltmelere rağmen erkek şiddeti devletçe destekleniyor, kadınların beden bütünlüğünü, can güvenliğini sağlamakla yükümlü kamu iradesi şiddete seyirci kalmakta, yargı şiddet uygulayanı korumakta, aile içi şiddet meşrulaştırılmaktadır. Adalet uygulayıcılarının, kolluk güçlerinin bu ataerkil bakış ve davranış modeli, kadınların, sürekli şiddet mağduru olmalarına, yaralanmalarına, ölümlerine neden olmaktadır. Dün bunun en sıcak örneğiyle yüz yüze gelmiş bulunuyoruz. Bu tutum her geçen gün kadına yönelik şiddetin artışına, şiddet öznesinin pervasızlığına, hoyratlığına yol açmaktadır. Toplumun ruh sağlığı bozulmaktadır.
Hukukçuları, adalet uygulayıcılarını, tüm kamuoyunu uyarıyoruz!
Bizler Muğla'dan, şiddetten arınmış bir toplumda insanca yaşamak isteyen kadınlar, artık yargının ve kolluk güçlerinin şiddet uygulayanları korumayı bırakmasını istiyoruz. Bizler, kadınlara şiddet uygulayanların, aile içi şiddet gösterenlerin en ağır şekilde yargılanmasını istiyoruz. Ceza indirimleri ve hafifletici sebep uygulamalarına artık son verilmesini istiyoruz. Çünkü yargılamadaki indirimlerin, salıvermelerin bu tür olayları teşvik ettiğini biliyoruz.
Ülkemizde il emniyet müdürlüklerinin ve savcılıkların resmi kayıtlarına göre, 2011 yılının ilk altı ayında 26 binden fazla kadın; cinayet, yaralama, saldırı, tehdit eylemlerin mağduru ol-muştur. Kocalarından ayrılmış veya ayrılmakta olan kadınların %78'i fiziksel şiddete maruz kalmaktadırlar. Yine son 5 yılda ülkemizde 4000'den fazla kadın öldürülmüştür.
Muğla'da yaşanan bu son olayda Muğla Valiliğinin, kolluk güçlerinin ve yargının üzerine düşen görevleri eksiksiz olarak yerine getirmelerini umut ediyor, tüm sivil toplum örgütleri ve Muğla kamuoyunun olayın takipçisi olması gerektiğini düşünüyoruz.
Kadınlara yönelen saldırılar “münferit olaylar” olarak değerlendirilemez; kadına yönelik şiddet bir insanlık suçudur, yaşam hakkını ve vücut bütünlüğünü zedeleyen bir insan hakları ihlalidir ve suç olmaktan öte bir utançtır. Bu utanca karşı göz yumulmasına, görmezden gelinmesine tahammülümüz kalmamıştır. Sürecin takipçisi olacağımızı basına ve kamuoyuna bildiririz” deniyor.