12 Haziran Seçimleri'nden sonra bitmek bilmeyen PKK terör örgütü eylemleri, yine ciğerimizi parçaladı. Bu üzücü hadise sonrasında ülkenin fotoğrafını çektiğimiz zaman, birçok cevapsız soru, bir sürü mantıksız şey çıkıyor karşımıza.
İlk önce şu sorunun cevabını almak istiyorum. Bölgede sürekli uçuş halinde olan HERONLAR, PKK'lıların hareketlenmelerine seyirci mi kaldı? Ya da bölgede uçuş yapan HERONLAR, teröristlerin yerlerini belirtmekten ziyade, askerlerimizin yerlerini belirtmek için mi orada?
Olay akşamı, tüm şehitlerimizin isimleri açıklandı. Ailelerine ulaşıldı. Onlar hakkında kısa kısa bilgiler verildi. Peki, bir tanesi mi zengin çocuğu olmaz bunların? Bir tanesi mi bürokrat çocuğu olmaz? Çoğu, kendi yağında zar zor kavrulan, geri kalanı ise kavrulacak yağı bile bulamayanlardan, bu şerefli insanların.
24 şehidin hepsi de Türk mü sanıyorsunuz? Hayır tabi ki de, içerisinde azımsanmayacak sayıda Kürt kökenli vatandaşımız var. Hani, “sözde”, PKK'nın ve PKK'nın siyasi uzvu olan BDP'nin haklarını aradığı Kürtler... Hala da bu ikisine destek veren Kürtleri görmek ne kadar acı. Kürtlerle alakası yok bu ikisinin!!!
Olayın haberini alan şehit yakınları ve Gaziler, hemen Başbakanlığa giderek bu saldırılara son verilmesi için Başbakan'dan yardım istedi. Toplanan yüzlerce insanın üzerine izbandutlar salındı. Gazilerimiz tartaklandı. Kalplerindeki acıyı, yumruk yedikleri suratlarında hissettiler. Belki de o an Gazilerimiz “keşke biz de şehit olsaydık da, bu olanları görmeseydik” dediler.
Åžehit haberleriyle beraber yıllardır dile getirdiğimiz, televizyon kanallarındaki eğlence programlarının kaldırılması, sonunda gerçekleşti. Hepsi tarafından olmasa da birçoğu buna destek verdi. İçlerinde en saygı gösterdiğim davranışı ise 24 Ekim'e kadar yayınlarını durdurup yas ilan eden, Best Fm'di... Gönülden kutluyorum hepsini.
Ve onca şehidimize rağmen hâlâ şehitlerimize “ölü” kelimesini kullananlar da mevcut. Bu gaflete düşenlere uyarım; lütfen şehitlerimiz için bu kelimeden kaçının. Onların bu mukaddes makamlarını “ölü” diyerek geçiştirmeyin. “Allah yolunda ölenlere, ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Ama siz anlamazsınız.” Bakara Suresi: 154)
Asıl sormak istediğim soruya gelelim şimdi. Meydanlara dökülen kalabalığın içerisinde Somalicileri, Filistincileri görmekte sıkıntı yaşıyoruz. Bunun sebebi nedir? Evet, oralardaki vakalar da can yakıcıydı fakat ilk önce ülkem diyorum! Somalicileri ve Filistincileri de meydanlarda görmek istiyorum. Bir de Somali'ye koşarak gidip, o an oradaki milletin en son aklına gelebilecek şey olan “eğlence, müzik, dans” gibi şeyleri, onlarla paylaşan Ajda Pekkan, Nihat Doğan, Sertap Erener şimdi nerdeler? Türkiye'nin hayrına ne yapmış bu zat-ı âliler? Bunlar ve benzerlerinin yaptıkları en güzel şeyi söyleyeyim mi size? Çok güzel terörü lanetlerler!
Kimse bu saatten sonra bana anlamı kalmamış olan, demokrasiden, kardeşlikten ve barıştan söz etmesin. Sizler, onlara insanca yaklaştığınız sürece, onlar hayvanca yaklaşmakta. Sizler masaya otururken onlarla, onlar bundan yüz bulmakta. Artık tam teşekküllü bir eyleme geçilmeli. Her gün ölmektense sadece bir gün ölünmeli!
Gün; intikam günüdür!!!
