Hiçbir Milletvekili ve genel merkez yöneticisi ile aday adaylığım konusunda görüşmem olmamıştır diyen Murat Bekem, bu tür yaklaşım ve davranışları doğru bulmadığını belirterek, “bu konuda hiç kimseyi rahatsız etmedim. Ben Sayın Genel başkanımızla Irak ziyaretinden önce bir görüşme yapmıştım. Ama bunun reklamını yapmadım, eğer bu geçerli ise, eğer bu sayede atanacaksam, Ben Yatağan’a hizmet konusunda kimsenin eline ayağına kapanmam.
Genel Başkan gelse seçime girse kazanamaz demiştiniz,
Evet her zaman söylüyorum eğer 10 oy alırsa sevinirim. Muğla’nın 3 tani milletvekili var, başkaları Muğla için karar veriyor. Sanırım Tokat Milletvekilimiz, kendisini tenzih ediyorum ama, biz nasılki Tokat’taki durumu bilmiyorsak, onlarda Muğla’yı bilmezler. Burayı Muğla Milletvekilleri bilir.
Özellikle Muğla İl Yönetimi de bu konuda tarafsız değil. Yine Mustafa Öztürk’ün Yatağan İlçe Başkanı olduğu dönemde beni disiplin kuruluna verdiler ve ifadeye çağırdıkları tarih hiç unutmam 1 Mayıs’tı. Ben o zamanda Ankara’da Maden-iş Genel başkanıydım ve İzmir Gündoğdu Meydanındaki 1 Mayıs etkinliğinde Türk-iş adına konuşma yapacaktım. Bir sendikacıyı 1 Mayıs’ta ifadeye çağıran İlçe Başkanına sormuştum, Sizin 1 Mayıs’ta başka işiniz yok mu, siz meydanlara inmeyecek misiniz? Diye.
Ben il yönetimimizi komple suçlamıyorum. Ama şunu da açık yüreklilikle söylüyorum, Şu anki CHP İl Başkanı her şeyi oldu bittiye getirmeye çalışıyor. Sanki 3-5 tane adayın il başkanıymış gibi davranıyor. Verdiği demeçlerin hiç biri birbirini tutmuyor. Öyle demeçler verip, öyle açıklamalarda bulunuyor ki, insanların kafasına bazı şeyleri gerçekmiş gibi empoze ediyor ve ben bundan büyük üzüntü duyuyorum. Benim için keskin konuşuyorsun diyorlar, ben doğruları her zaman her yerde konuşurum. Başkalarına yaptıkları gibi bana tüü kaka diyerek bir kenara atamazlar. Ben onurum ve namusum için yaşıyorum, insanlar onurlarını yargı önünde kurtarırlar ama namus konusu olursa, onu yargıya bırakmam ben kendim hallederim, kimseye bırakmam.
Geçtiğimiz dönemde Yatağan’a gelerek AK Parti için Belediye Başkan Adayı aradınız mı?
Evet, doğrudur o dönemde bana AK Parti’den adaylık teklifi resmen gelmişti. Ben kabul etmedim, o zaman bize aday bul dediler. Bu gün o teklifi getirenler, beni o kardeşimi ikna için buraya gönderenler hepsi de sağdır. Ama bu gün bakıyorum özellikle benden yaşça büyük olanlar var, hepsi de demokrasi havarisi kesiliyorlar, bunları gördükçe üzülüyorum. Bunları Yatağan halkı bilecek, köydeki halk bilecek, CHP Genel Merkezi bilecek. Kimse CHP’nin, Yatağan halkının, demokrasinin ve Türkiye’nin üzerinde olamaz. Benim amacım bu.
Siz Yatağan’da sendikacılık yaptığınız dönemde ilçeye gelen Amerikalılarla gizli görüşmeler yaptınız mı?
Benim bam tellerimden birine bastın, benim Amerika’yla da başımı belaya sokacaksın. Evet kardeş şehirler olabilir, bu gayet normaldir ve doğaldır. Ama Pentogan’dan Albay rütbesiyle emekli olmuş Türk asıllı bir şahıs günlerce gezdirildi. Burada sokaklarda akan atık suların fotolarını çekti, öğrencilerin okul bahçesinde köylerinden getirdiği azıkları yerken fotoları çekildi. Ben bunlara hep karşı çıktım. Bunları güya sorunları tespit edip, bunlara göre Yatağan’a yardım yapılacaktı. Şimdi soruyorum, okullara bilgisayarlar geliyordu, bir takim eğitim malzemeleri geliyordu, itfaiyeler geliyordu. Çok büyük zeytinyağı fabrikası kuruluyordu, kapalı spor salonumuz yapılıyordu ki ben o çivi çakma törenine Ankara’dan davet edildim ve katıldım. Ama hiçbir sonuç alamadık, ben hala başkana sorarım bu Amerikan yardımlarını getiren gemi okyanusta battımı, noldu bu yardımlar diye. Kimse Yatağan halkıyla oynamasın. Bunları ben böyle algılıyorum, bunu Haşmet Işık’a kinim veya nefretimden söylemiyorum.
Peki Başkan Işık’ta bu konularda yanılmış kandırılmış olabilir mi?
Tahminim öyle, ama Haşmet Abi belediye girişindeki o panodaki Amerikalıların bir takım şiltleri falan var, Allah aşkına en azından onları kaldırsınlar da görmeyelim, unutalım. Gördükçe hatırlıyoruz ve üzüntü duyuyoruz.
O dönemde basına kapalı bir toplantıya katıldınız ve bir süre sonra o emekli albay ortadan kayboldu, Amerikan rüyasında uyandık. O toplantıda ne oldu?
Yatağandaki GELİ misafirhanesinde bir kahvaltı düzenlendi, bende davet edildim. Çünkü ben bu konuda kesin net tavırlıydım. Başka isimlerde vardı, zaten ben yalnız görüşmeyi zaten kesinlikle kabul etmezdim. O şahısta vardı.
O şahıs dediğiniz kim açar mısınız?
Pentagondan emekli olan şahıs ismi T.Ö isimli şahıs idi. Ben burada o şahısla karşılıklı oturup konuştuk. Ben kendisine bu konuda güvenim olmadığını, açıkça belirttim, amacının ne olduğunu sordum ancak net yanıtlar alamadım. Masadaki büyüklerimizden bir tanesi “sen CIA ajanı mısın, Murat Başkan onu sormak istiyor sanırım dedi” ve bende “evet” dedim. Onunda yanıtını alamadım. Ama o şahsın çok enteresan bir sözü vardı. Ama ayıp kaçar, saygısızlık olur halkımıza karşı. O tabiri kullanmak istemiyorum. Ama bu sözleri beni çok yaralamıştı.
