Ufak bir istikrarsızlığın Türkiye’yi yeniden sıkıntıya sokabileceğini savunan Ataş, son yıllarda Türkiye’nin gündeminde bulunan başkanlık sisteminin Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tekrardan gündeme getirmesiyle üzerinde durulur bir hale geldiğini söyledi.
Ataş, AK Parti ve MHP’nin anayasa değişikliğine sıcak bakmasıyla yeni bir anayasa için girişimlerde bulunulduğunu belirterek, “MHP ile beraber Allah nasip ederse müzakere süreci devam ediyor. AK Parti olarak değişiklikle ilgili tekliflerimizi hazırlayıp Bahçeli ve MHP’ye sunduk. Onlar da bunu incelediler. İnceledikten sonra da olumlu bir görüş ortaya koydular. İnşallah genel başkanlar önümüzdeki günlerde bunun nihai değerlendirmesini yaptıktan sonra Meclis’in gündemine ve komisyona gelecek şekilde referanduma hazır hale gelir” dedi.
“Bizim buradaki arzumuz şudur, ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin(CHP) de bu işe katkı vermesini bekliyoruz. Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki süreç içerisinde 7 Ağustos’ta Yenikapı’da yapılan mitingde, ılımlı bir havaya girmişti. Bütün partilerin, 15 Temmuz hain darbe girişiminin telin eden açıklamalarda bulunmuştu” diyen Ataş, ana muhalefet partisinin son bir aydır farklı bir davranış sergilediğini söyledi.
15 Temmuz’un ardından çok hassas çalışmalar yapıldı
Ataş, partilerinin Paralel Devlet Yapılanması(PDY) konusunda çok hassas olduğunu belirterek, 17-25 Aralık sürecinin ardından partilerinin bütün teşkilatlarından PDY’ye ılımlı olan herkesin ayıklandığını kaydederek, “Partimizin içinde öyle konuşulduğu gibi ‘FETÖ’cüler siyasetin içerisinde var, bunların ayıklaması falan yapılmadı’, bunlara biz itibar etmiyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra parti olarak en hassas çalışmayı yapan parti de biziz. İl başkanlarına verdiğim talimat üzerine, illerde kurulan komisyonlar çalışma yaparak bizlere rapor verdiler. Yönetici seviyesinde çok hassas bir çalışma yürütüldü. Bu verilen raporlar, genel merkezde kurduğumuz komisyon tarafından ciddi bir şekilde tasnife tabi tutuldu” diye konuştu.
Parti içerisindeki ayıklama çalışmaların sürdüğünü anlatan Ataş, şunları söyledi:
“Şuana kadar, meclis üyelikleri, gerek teşkilattaki yönetici kadrolar, il başkanı düzeyinde FETÖ’cü il başkanımız yok. 9 tane ilçe başkanımızın istifasını aldık. İl ve ilçe yönetimleri seviyesinde de, 70 civarında arkadaşımızın istifasını aldık. Yani tüm Türkiye genelinde, 81 il ve 970 ilçe yönetimi seviyesinde, yönetim kurulu üyelikleri pozisyonunda istifalar aldık. Meclis üyelikleri noktasında 19 civarında istifa aldık. 5 ilçe belediye başkanımızın ihracını istedik. 1 belediye başkanımız kendisi istifa etti. Kadın ve gençlik kollarımızda da çok az miktarda arkadaşlarımızın istifaları alındı. Yani topladığımız zaman rakam 120’yi geçmiyor.”
“AK Parti’yi kendi içerisinde yıpratma kampanyaları yürütülmeye çalışılıyor”
“Bugüne kadar yaşanan 5 genel seçim, 3 yerel seçim, 2 referandum ve 1 cumhurbaşkanlığı seçiminde, demokratik yöntemlerle AK Parti’yi yenemeyen veya AK Parti’yi yönetimden uzaklaştıramayan bir takım çevreler, demokratik olmayan yöntemlerle, AK Parti’yi ‘kendi içerisinde nasıl yıpratırız’ planları ve hesaplarını yapıyorlar” diyen Ataş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“AK Parti’nin içerisinde şu kadar milletvekili var’, ‘şu kadar eski bakan var’, ‘bu kadar yeni bakan var’ gibi söylemlerle AK Parti’yi kendi içerisinde yıpratma kampanyaları yürütülmeye çalışılıyor. Genel başkanımız da Kılıçdaroğlu’na ‘varsa bildiklerin getir belgelerini, biz gereğini yapalım’ veya ‘savcılıklara suç duyurusunda bulunabilirsin’ çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu, maalesef bu işi herhalde çok ciddiye almadığı için sokak diliyle konuşmayı bir siyasi gelenek haline getiriyor. Sokaktan duyduklarını kalkıp kendisi konuşuyor. Böyle bir siyaset olmaz. Bu, siyasetin seviyesini düşüren davranışlardır. Dolayısıyla yapması gereken elinde, bilgin, belgen ve bildiğin bir şeyler varsa, çıkarsın bunun gereğini yaparsın. Yapmıyorsun, konuşuyorsun. Bu dedikodudan ibarettir. Bu da herhalde bir ana muhalefet partisi liderine yakışmaz. Bildiğin bir şey varsa gereğini yapacaksan, bilmiyorsan susacaksın, konuşmayacaksın. Bu tamamen AK Parti’yi bugüne kadar alt edemeyen çevrelerin ‘AK Parti’yi kendi içerisinden nasıl yıpratırız’, ‘nasıl biz bunu düşürürüz’, ‘nasıl halk nezdinde itibar kaybına uğratırız’ hesapları ve planlarıdır. Hiç uğraşmasınlar, böyle bir davranışla CHP’nin oylar yükselmez. CHP, bu davranışlarıyla da iktidara gelemez.”
